Cilt 1 Sayı 1 (Aralık 2025)
Sayı Bilgileri Issue Information

ss. i - vi

Özet

Anahtar kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri Türk mitolojisi: Yapısal-semiyotik analiz ve araştırma sorunları

Fuzuli Bayat

ss. 1 - 27

Özet

Bu makale, Türk mitolojisinin yapısal analizi, kozmolojisi ve mevcut araştırma sorunları üzerine bir inceleme sunmaktadır. Çalışma, Türk mitolojisini yalnızca bir hikâye koleksiyonu olarak değil, Türk düşünce sisteminin, inanç yapısının ve evreni anlama çabasının derin bir ifadesi olarak ele almaktadır. Makalede, mitlerin altında yatan derin yapıları ve kalıpları ortaya çıkarmak amacıyla yapısalcı bir analiz yöntemi benimsenmiştir. Bu yöntemle, Türk mitolojisinin ikili karşıtlıklar gibi temel unsurları incelenmiştir. Ayrıca, komşu ve akraba kültürlerin (Moğol, Altay, Fin-Ugor ve İslami dönem) mitolojileriyle karşılaştırmalı bir analiz yapılarak Türk mitolojisinin hem özgün hem de ortak yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Türk mitolojisindeki kozmolojik anlayışın temel bileşenleri arasında demiurg Ülgen (veya Kayra Kan), yeraltı tanrısı Erlik, Alp tipi kahramanlar, semboller ve kutsal sayı sistemi yer almaktadır. Şaman dünya görüşünde yer alan Gök (Üst Dünya), Yer (Orta Dünya) ve Yeraltı (Alt Dünya) tasvirleri, hem kozmik düzeni hem de şamanların ruhani yolculuklarını temsil eden dikey eksen bağlamında ele alınmıştır. Çalışmada, Türk mitolojik evren anlayışının dinamik bir denge üzerine kurulu olduğu vurgulanmaktadır. Kozmosun kaos tehdidi altında sürekli bir mücadele içinde olduğu ve bu dengeyi koruma görevinin kahramanlara, tanrılara (yüksel dereceli ruhlar) ve şamanlara düştüğü belirtilmiştir. Bu süreklilik arz eden mücadele, mitolojik anlatıların ana eksenini oluşturmaktadır. Makale, Türk mitolojisi çalışmalarının önündeki ciddi engellere de dikkat çekmektedir. Bunlar arasında yazılı kaynak eksikliği, geç dönem derleme sorunları (Orhun-Yenisey Yazıtları dışındaki bilgilerin Çin kaynakları, İslami dönem sonrası ve 19.-20. yüzyıl etnografik derlemelerine dayanması, bu durumun orijinal formun bozulmuş veya değiştirilmiş olma ihtimalini artırması) ve disiplinler arası çalışma eksikliği (filoloji, tarih, etnoloji, dinler tarihi ve arkeoloji gibi alanların entegre edilmemesi) bulunmaktadır. Türk mitolojisinin köklü ve katmanlı yapısını anlamanın, Türk kültür kodlarını ve dünya görüşünü kavramak için hayati önem taşıdığı vurgulanmıştır. Makale, bu alandaki metodolojik zorlukların üstesinden gelinebilmesi için bazı öneriler sunarak gelecekteki çalışmalara ışık tutmayı amaçlamaktadır.

Anahtar kelimeler: Türk mitolojisi, yapısal analiz, mitik dünya görüşü, etkileşim, şamanik düzeltmeler.

Orjinal Araştırma Makaleleri Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk Mesnevisi’nde Hüsn’ün Aşk’a yazdığı mektup bağlamında geleneğin izini sürmek

Ömer İnce, Devrim Sıla Kara

ss. 28 - 41

Özet

Toplumsal kültürün sürekliliği tarihin derinliklerine uzanan bilgi, deneyim, folklor, edebiyat ve sanat birikimlerinin korunup geliştirilerek yeni nesillere aktarılmasıyla devam eder. Türk kültürünün en önemli miraslarından biri de sözlü ve yazılı edebiyat zenginliğidir. Asırlar içerisinde gelişen, zenginleşen edebiyat birikimi toplumsal hayatın düşünsel ve duygusal çeşitliliğine bağlı olarak birbirinden farklı söylem zenginliğine sebep olmuştur. Aynı kaynaklardan beslenen ve benzer duyguları barındıran edebiyat sahalarından biri de klâsik edebiyat sahası olmuştur. Klâsik edebiyatın 19.yy da en önemli temsilcilerinden biri Şeyh Galib’dir. Genç yaşta güçlü bir şâir olan Şeyh Galib sanatında tarz olarak Sebk-i Hindî üslubunu benimseyip tercih etmiştir. Zaman içerisinde bu akımının edebiyatımızdaki önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Şeyh Galib, en önemli eseri olan Hüsn ü Aşk Mesnevisi’ ni 18. yüzyılda henüz yirmi altı yaşında iken altı ay gibi kısa bir sürede kaleme almıştır. Dil ve üslup olarak kapalı bir söyleyişte olması yönüyle de bilinmekte olan Hüsn ü Aşk Klâsik edebiyatımıza yeni bir ivme kazandırmıştır. Hüsn ü Aşk değişik sebeplerle akademik ve popüler pek çok araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmamızda eserin olay örgüsü içerisinde yer alan Hüsn’ün Aşk’a yazdığı manzum mektuptan hareketle eserdeki Klâsik Edebiyat geleneğinin izleri takip edilerek irdelenip incelenmiştir.

Anahtar kelimeler: Şeyh Galib, Hüsn ü Aşk, Divan Edebiyatı, gelenek, kültür.

Orjinal Araştırma Makaleleri Hebel’in “İslam” yorumu Aleman şairin Takvim hikâyelerindeki intikam ve zekâ oyunları

Ali Osman Öztürk

ss. 42 - 47

Özet

Bu çalışma, Johann Peter Hebel’in takvim hikâyelerinde İslam’a yönelik hoşgörülü ve eleştirel düşünceyi nasıl işlediğini inceler. Hebel, 19. yüzyıl Alman edebiyatında dinî önyargılara karşı duruşuyla dikkat çeker; özellikle Hz. Muhammed’e yönelik olumsuz algılara karşı çıkarak akıl, adalet ve merhamet temalarını öne çıkarır. “Doğu’dan Hatıralar” ve “Akıllı Sultan” gibi hikâyelerde, İslam toplumlarının adalet anlayışı zekâ oyunları ve sembolik anlatımlarla sunulur. Hebel’in anlatılarında intikam, sadece bireysel değil, toplumsal bir ahlak meselesi olarak ele alınır. Bir dilencinin zengine karşı duyduğu öfke, zamanla sağduyuya dönüşürken; bir çilingirin mizahi zekâsı, hukuk sisteminin açıklarını kullanarak toplumsal eleştiriye dönüşür. Bu anlatılar, İslam hukukunun mağdur odaklı tazmin anlayışını da yansıtır. Heidegger’in “Evren bir evdir” metaforuyla tanımladığı Hebel, evrensel bir aile dostu olarak, kültürler arası anlayışı teşvik eder. Hebel’in hikâyeleri hem dinî hoşgörünün hem de mizah yoluyla yapılan felsefi sorgulamanın örnekleridir. Bu bağlamda, Hebel’in takvim hikâyeleri, İslam’ın Batı edebiyatındaki temsiline dair önemli bir pencere sunar.

Anahtar kelimeler: Johann Peter Hebel, Takvim hikayesi, İslam, Muhammed, Türkiye.

Orjinal Araştırma Makaleleri 1929 Ankara yangınında yok olan gizemli bir mekân Meserret Oteli

Süer Eker

ss. 48 - 63

Özet

Ankara tarihinin Cumhuriyet ile kesiştiği yıllarda kente akın eden yerli ve yabancı konukların konakladıkları mekânların her birinin ayrı bir öyküsü olmalıdır. 1892’de inşa edilen İstanbul-Ankara tren hattıyla birlikte canlanan ticaretin yanı sıra Milli Mücadele ve hemen ardından Cumhuriyet’in ilanı ile idari-siyasi dönüşümlerin merkezi hâline gelen Ankara’da yeni konukları ve yeni bürokrasiyi barındıran geçici mekânlar arasında adı bilinen ve fakat hakkında adından başka hemen hemen hiçbir şey bilinmeyen gizemli bir mekân olan Meserret Oteli de bulunuyordu. Bu yazıda Berlin’den Angora’ya (Ankara) gönderilen, üstünde alıcısı Konstantin von Bentheim ve Şakir Feyzi, adresi “Hotel Messeret-Angora” yazısı bulunan bir ilk gün zarfından hareketle bu gizemli mekânla ilgili tarihe bir not düşülmesi amaçlanmıştır.

Anahtar kelimeler: Angora, Ankara, Meserret Oteli, Karaoğlan Caddesi, Şehremaneti/Balıkpazarı Caddesi, Ankara yangını.

Orjinal Araştırma Makaleleri Eleştiri ve örnek olaylar

Saim Sakaoğlu

ss. 64 - 72

Özet

Bilim ve sanatın ayakta kalabilmesi için, bir tür kendini denetleyecek olan kurumlara ihtiyacı vardır. Hakem adını verdiğimiz ve bilirkişi gibi algılanabilecek kişilerden sonra bilim ve sanat eserlerinin bir de okuyucuya sunulduktan sonraki değerlendirilmesi söz konusudur. Bu işlem de alanla ilgili olan insanlarının yazılarıyla ortaya konulacaktır.

Yazımızda, ilki ülkemizdeki bir makale ile öbürü ise Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan kitap ve makalelerle ilgili görüşlerimiz dile getirilmiştir. Bu yayınlarda göze çarpan noktalar tarafımızdan değerlendirilmiş ve eleştirinin önemi belirtilmeye çalışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Eleştiri, hakem, bilirkişi, dergi, makale

Tüm Sayılar

Cilt 1